Arşiv | Basından Haberler

2 Bin civarındaki spa ve masaj merkezi yenilenmezse kapanacak

2 Bin civarındaki spa ve masaj merkezi yenilenmezse kapanacak

Posted on 10 Ocak 2011 by admin

Türkiye Masaj Enstitüsü Başkanı Sertaç Ak, 7 ay içinde, 2 bin civarındaki SPA ve masaj merkezinin yeniden dizayn edilmesi gerektiğini, sektördeki yatırımların ”İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik” nedeniyle durduğunu, sorunlu maddelerin düzeltilmemesi halinde işletmelerin kapanacağını bildirdi.

Ak, yaptığı yazılı açıklamada, masaj, güzellik salonu ve SPA işletmelerine köklü değişiklik getiren yönetmelik için geri sayımın başladığını, personel eğitiminden, masaj uygulama odalarına kadar çok sayıda değişiklik getiren yönetmeliğin işletmeleri zora soktuğunu, şu anda yönetmeliğin istediği şartları yerine getirebilecek işletme sayısının yüzde 5 bile olmadığını ifade etti.

SPA işletmelerindeki her masaj odası için ayrı tuvalet ve banyo zorunluluğu getirildiğine işaret eden Ak, odaların her birine tuvalet getirilmesi zorunluluğunun, hem hijyen hem de altyapı anlamında neredeyse gerçekleşmesi imkansız bir talep olduğunu söyledi. Bu durumda, tedavi amaçlı masaj tekniklerinin uygulanamayacağını savunan Ak, şunları kaydetti:

”Masaj tekniklerini uygulayan personel ustalık belgesi veya MEB onaylı genel masaj eğitimi almış olacak. Kanıtlanmış etkileri dışında, etki vaat eden uygulamalar ve reklam yapılamayacak. Sadece üretim izini verilen ürünler kullanılabilecek. Çikolata masajı, şampanya bakımı gibi uygulamalar tarihe karışacak. Salonlarda, tıp fakültesi mezunu olan biri çalışsa bile tabip yetkisinde olan tıbbi işlemler yapılamayacak. Salonlarda deriye veya deri altına enjeksiyonla müdahalede bulunmak yasaklandı. Solaryum biriminde, bronzlaştırıcı solaryum uygulamaları dışındaki işlemler uygulanamayacak. Güzellik salonlarında, masaj uygulamaları yapılamayacak. Masaj salonlarında, 18 yaşının altındakiler çalıştırılamayacak ve bu yaşın altında bulunan kişilere hizmet verilemeyecek. Girişte, sekretaryada en az 15 metre karelik bir bekleme salonu ve ayrı personel odası bulunacak. Uygulama odaları asgari 6 metre kare olacak ve içerisinde devamlı akar sıcak su, duş kabini, tuvalet, saç kurutma makinesi olacak.
İstenen şartlar, otel mimarisini baştan dizayn etmek anlamına gelir. İstenen şartlar hem otel yönetimi hem de SPA işletmeleri bakımından yerine getirilmesi imkansız. Yönetmelikteki bu açık, sektörü kalitesizleştirir, hijyen bakımdan ise aksine kötü bir uygulama olur. Her odada tuvalet sağlıksız bir uygulama olur.”

-”DEVRİM GİBİ STANDARTLAR GETİRİLDİ”-

Sertaç Ak, yönetmeliğin, denetimsizlik ve yasal boşluklar nedeniyle olumsuz örneklere sahne olan SPA, masaj salonu ve güzellik merkezi gibi işletmeleri her yönüyle değiştirdiğini belirtti. Sektör temsilcilerinin, 25 Temmuz 2011′de uygulanmaya başlanacak yönetmeliğin, işletmeler için çok sayıda olumlu değişikliği getirdiğini, buna karşılık bazı maddelerde yer alan hükümlerin uygulanmasını imkansız olarak gördüğünü belirten Ak, bu yönetmelikle masajın ilk kez resmi olarak tanındığını ve SPA sektörünün öneminin farkına varıldığını vurguladı.

Yönetmelik ile sektördeki iyi ve kötü işletmeleri ayırma noktasında ”devrim gibi standartlar” getirildiğini ifade eden Ak, ”Fakat öyle maddeler var ki, düzeltilmezse sektörü kökten baltalar. 7 ay gibi kısa bir sürede 2 bin civarındaki SPA ve masaj merkezinin yeniden dizayn edilmesi gerekiyor. Sektördeki yatırımlar, bu yönetmelik nedeniyle durmuş vaziyette. Sorunlu maddeler düzeltilmezse işletmeler tek tek kapanacak” dedi.

Sadece Akdeniz sahilinde 500′den fazla otelin SPA tesisi bulunduğunun altını çizen Ak, sektördeki işletmelerin taleplerini ilgili bakanlığa sunduklarını, buna göre değişikliklerin hemen yapılması durumunda, tüm işletmelerin söz konusu tarihe kadar hızlı bir şekilde uyum sağlayabileceğini belirtti.

Masajın destekleyici sağlık unsuru olarak kabul edilmesi konusunda çalışmalar yaptıklarının altını çizen Ak, ”Wellness, SPA, kaplıca, thalasso, hidroterapi, balneoloji gibi konular sağlık turizmi açısından çok önemli. Avrupa’da masaj bir sağlık konusu olarak görüyor. Örneğin, Almanya’da ağustos ayında alınan bir kararla, artık yurt dışında alınan masaj seansları kısmen de olsa ülkenin sağlık sigortaları tarafından karşılanacak. Bu, Türkiye için büyük bir fırsat. Ülkemizde de bu konuyla ilgili mevzuatların geliştirilmesi sayesinde dünya SPA sektöründe çok önemli bir yere sahip olabiliriz” değerlendirmesi yaptı.
 

Kaynak:

Yorumlar (0)

Ciddi hastalar için ‘öz acil servisler’ yolda

Ciddi hastalar için ‘öz acil servisler’ yolda

Posted on 10 Ocak 2011 by admin

Bir günde acile başvuruda bulunan hastaların sayısı 400 bini geçti. Devlet şimdi acil servisleri rahatlatmanın yollarını arıyor. Acil servislerin içine ‘öz acil servis’ kurulması gündemde.

Araştırmada, acil servise gelen hastaların büyük kısmının ‘durumunun acil’ olmadığı belirlendi. Acil müdahale bekeyen hastaların hayatına mal olan bu konu karşısında  SGK, Sağlık Bakanlığının üzerinde durduğu çözümler arasında aciller için yeni bir acil servis biriminin oluşturulması, katkı payının kaldırılması, acil servise gelenlerden de katkı payı alınması  var.

CEZA GELECEK  

SGK kaynakları, mevcut düzenlemelerde, durumu acil olan hastalardan para alınmayacağına ilişkin hüküm bulunduğunu hatırlatarak, “özel hastanelerin acil servise gelen hastalardan para aldıkları için ceza kesilmesi söz konusu olmuyor. Sadece sınırları aşan hastanelere ceza  gündemde” değerlendirmesinde bulundular.

HÜSEYİN ÖZAY
stargazete.com

Kaynak:

Yorumlar (0)

Hastane sırasına referandum ayarı

Hastane sırasına referandum ayarı

Posted on 03 Ocak 2011 by admin

Referandumla sağlanan iyileştirmeler hayata geçiriliyor. Dikkat çekici bir adım da sağlık alanında atıldı. Vatandaşlar, sıraya girmeden muayene olan bürokratları Meclis’e şikâyet edince bakanlık harekete geçti. Hâkim-savcılar ile sağlık personeli ‘öncelikli hasta’ listesinden çıkarıldı. Sadece, referandumda ‘pozitif ayrımcılık’ elde eden engelliler, yaşlılar, çocuklar ve hamile kadınlar sıra beklemeyecek.

Sağlık Bakanlığı, hastanelerde hakim, savcı ve sağlık personeline uygulanan ‘sıraya girmeme’ ayrıcalığına son verdi. Karar, hastaların Meclis Dilekçe Komisyonu’na yağdırdığı şikayetler üzerine alındı. Muayene sırası bekleyen vatandaşların dilekçelerini Sağlık Bakanlığı’na ileten komisyon, gereğinin yapılmasını istedi. Bunun üzerine Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü, ‘Poliklinikte öncelik sırası’ konulu genelgesini değiştirdi. Referandumun sonuçlarını dikkate alan müdürlük, öncelik tanınan grupları gaziler, özürlüler, yaşlılar, çocuklar ve hamile kadınlar olarak sıraladı. Bu kesimlerin dışında herkesin muayene sırasına gireceği duyurulan genelgede şu ifadeler dikkat çekti: “Anayasa’mızın 10. maddesinde, ‘çocuklar, yaşlılar, özürlüler, şehitlerin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirlerin eşitliğe aykırı sayılmayacağı’ belirtilmiştir. Poliklinik muayenelerinde öncelik bu çerçevede belirlenmiştir.”

Yargıdaki işleyişi hızlandırmak için hakim ve savcılara birçok hak veren devlet, anayasanın ‘eşitlik’ ilkesine aykırı olduğu itirazları üzerine bu hakların bir kısmını geri almaya başladı. Yıllardır sağlık ocakları ve hastanelerde sıra beklemeden muayene olan yargı mensupları, hastaların tepkisini çekiyordu. Bu durum, şikayet konusu olarak TBMM gündemine de geldi. Meclis Dilekçe Komisyonu’na yapılan başvurularda, hakim ve savcıların muayene sırası bekleyen hastaların hakkını gasp ettiğine dikkat çekildi. Konuyu Sağlık Bakanlığı’na ileten komisyon, gerekli düzenlemenin yapılmasını istedi. Bakanlık da Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 2006/ 113 sayılı genelgesindeki 6. maddeyi yürürlükten kaldırdı. 20 Ekim 2010 tarihinde yayınlanan 2010/ 73 sayılı yeni genelgede hakim ve savcıların yanı sıra sağlık personeline de tanınan ‘sıra beklememe’ hakkı geri alındı.

Sağlık Bakanlığı ve TBMM Dilekçe Komisyonu’na gelen şikayetler dikkate alınarak sağlık hizmetlerinde öncelik tanınması gerekenlerin yeniden düzenlendiği belirtilen genelgede, poliklinik hizmetlerinde öncelik tanınacak gruplar şu şekilde sıralandı: Acil vakalar (kaza, yaralanma), özürlüler, hamileler, 65 üstü yaşlılar, 7 yaşından küçük çocuklar, şehit yakınları ve gaziler.

Eski genelgedeki yürürlükten kaldırılan 6. madde şöyleydi: “Sırası ile istiklal madalyası sahipleri, gazi ve şehit yakınları, özürlüler, 65 yaş üstü yaşlılar, hakimler ve savcılar, sağlık personeli ve il dışından sevkli gelen hastaların poliklinik muayenelerinde genel hizmetin aksamasına meydan vermeyecek şekilde öncelik tanınması.”
 

Kaynak:

Yorumlar (0)

Özel hastanede Bağ-Kur’lu doktor dönemi

Özel hastanede Bağ-Kur’lu doktor dönemi

Posted on 03 Ocak 2011 by admin

Sağlıktaki agresif rekabet özel hastaneleri yeni maliyet düşürücü tedbirler almaya itiyor. Son uygulama ise doktorları Bağ-Kur’lu yapmak.

Hastaneler çalıştırdıkları doktorlara “Bağ-Kur’lu ol, sigortanı ve vergini kendin öde” diyerek prim, kıdem ve ihbar tazminatı yükünden kurtuluyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) yetkilileri ise uygulamanın özel hastanelerde giderek yayıldığını belirterek, “Daha önce bu yola başvuran hastaneleri uyarıyorduk. Ancak düzenlemeyi değiştirdik. Artık Bağ-Kur’lu doktor çalıştırmanın önü açıldı” dediler.

Özel hastaneler SGK’lı olan doktora ödediği ücretin tamamını gider olarak gösteremiyor. Bu durum da ciddi bir personel maliyeti getiriyor. Bu maliyetten kurtulmak isteyen hastaneler, çalıştıkları doktorlarla Bağ-Kur’lu olmasını istiyor. Böylece hizmeti dışarıdan almış gibi gösteriyor. Bağ-Kur’lu olmayı kabul eden doktorların büyük bir bölümü evini işyeri olarak gösteriyor ve hastanedeki faaliyetlerini ‘hizmet satımı’ olarak belgeliyor.

HACER BOYACIOĞLU

Kaynak:

Yorumlar (0)